Elbette 2016 Yaz geldi.. Ben Bangladeş’teyim ama ölüyorum teknem de teknem diye.. Yine de daha evvel dediğim gibi para kazanmanın amacı hayallere gitmekse.. neden olmasın..

Derken Şeker Bayramı öncesinde beni şirketten toplantıya çağırdılar..bana da böylece bayram öncesi 2 gün fazladan kalmış oldu. Ben hızlıca tekneyi seyre hazırladım. Plan oğlum Deniz ve ben tekneyi Ayvalık’a indireceğiz.. Akabinde kardeşim, ailesi ve eşim gelecekler.. West İstanbul Marina’dan 29 Haziran sabah erken yola çıktık.. Ben Marmara adası Saraylar limanını seviyorum. Orada lokantası olan Yaşar Ağabey’in dükkanının önüne bağlanıyoruz. Hem rahat uyuyoruz hem de yemekleri falan güzel.. Son 3 yıl ramazana denk geldik..mis gibi ev yemekleri vardı..ve her zaman ki gibi eşi harikalar yaratmıştı.. Ertesi sabah saat 06.00’da yine yola çıkıp sakin bir havada motor yelken Çanakkale limanına doğru indik. Yolda sahil güvenlik gelip uyardı yelkeni kapatın diye.. Ben de ”Komutanım motoruma güvenmiyorum, güvenlik gereği yelkenim açık dedim” ”Alındı anlaşıldı” dedi.. haa unutmadan bir de gemi yolundaymışız x(): arkamızdan da devasa bir destroyer geliyormuş..
Yoldan çekilin diye sanki fırça kaydı gibi geldi bize..

20160701_082438

Çanakkale marinaya geldiğimizde hava 5-6 Bofor olunca ben baştan kara olmayı tercih ettim. daha önceden de biliyorum ki tekneden inip çıkmak sorun olmayacak.. Nitekim olmadı da.. Bir gece konakladık.. ve ertesi sabah yola devam ettik.. Amacım Sivrice Koyuna girmek ve yüzmek idi.. Pek de heves ettiydim.. Ama akşam üzerine doğru hava arttı.. Akşam 6 Bofor’a oturdu ve çok ilginç Müsellim yine yapacağını yaptı ve hava tahminlerinin aksine bir rüzgar hızı ve yönü ile Batı-kuzey batı estirdi.. Tabi Sivrice’de durmak imkansız hale geldi..Her bir yerine girdik..baktık olmayacak İsmail Oruç Ağabeyi aradık.. Küçük Kuyuya gelin dedi.. Biz iki yer arasında Kadırga Koyunu tercih ettik.. Nitekim tam da kapalı ve gayet rahattı.. Demir güzel tuttu.. Ancak bu koylarda kimsede bot vs yok.. Bu arada bizim botta pek eski ve motorumuzda arızalı idi.. Ben aşağıda babamın bir arkadaşına tamir ettirmeyi planlıyordum. Ertesi sabah planımızı Ayvalık yerine Bademli olarak belirledik.. 3-4 Boforluk Kuzey-Kuzey Doğu rüzgarı ile çıktığımız yol sonlara doğru 5-7 Bofor aralığına oturdu. Geniş apaz enfes bir yelken seyri ile Bademli’ye geldik ki oranın malum civarnası bizi karşıladı..

Rotamızın bu kısmına kadar özellikle iki konudan bahsedeceğim.. Yolda ki hemen her barınağı ve koyu İsmail Ağabey ile istişare ettik ve girip çıktık..Çok faydası oldu. Çanakkale’de Çardak’ta daha evvel demir atmıştım.. Ama başka demir yerleri de belirdik.. Bazı havalarda bence gayet rahat kalınır.. Özellikle Gelibolu-Eceabat arası çok hoşumuza gitti.. O nedenle boğaz geçişimiz saatlerce sürdü ve biz çok keyif aldık.. Babakale bence harika bir yer.. Biz ıssız, az nüfuslu yerleri seviyoruz.. Bozcaada’ya daha evvel de gitmiştik..hiç giresimiz gelmedi..Deniz ”Anne kalabalıktır şimdi boş ver ” dedi.. Assos’a aslında girilebilirmiş..girişi 2mt kadar.. dikkatli olunur ise sorun yaşamazmışız öğrendik.. Bizim teknenin su çekimi 1,60mt.. Kadırga Koyuna kesinlikle bir kez daha gideceğiz..

20160702_173841

İkinci konu ise:

Bizim ailede gelenektir çocuklar her yere götürülür.. Özellikle tüm ufaklıklar teknede büyümüştür denilebilir.. Bu nedenle bizde ki çocuklar denizde yaşamaya alışkındır..Ha sever sevmez ayrı konu.. Benim şansıma Deniz sevdi.. Sevmekle de kalmadı benimle her yere de geldi.. Şimdi ise baya baya teknenin reisliğini yapar gibi.. Kıskançlıktan 😀 yapar gibi 😀 diyorum sonrasında size aktaracağım bir başka bölümde Deniz’in tek başına etapları var..

20160701_081822

Bu yıl fark ettim ki aile ile iyi geçinince teknede reislik daha zevkli oluyor.. Hiiççç kasmamak gerek.. Her ne kadar ben kasmıyorum desem de kastığımın ve aşırı kontrolcü olduğumun farkındayım.. Bu da tabi yeni nesli rahatsız ediyor haliyle.. haklı da.. ne sorun çıkarsa çıksın ben eğer kendime güveniyorsam hallederim diye bakmak gerek dimi.. Yok ama olmuyor.. İşte ben bu sefer daha anladım ki çocukları her yere götürmek ve denizi öğretmen onlara inanılmaz bir öz güven veriyor.. ve sizi çocuğa ayrı bir bağ ile yaklaştırıyor.. kırılmayacağına inandığım, klasik anne – baba sevgisi haricinde çok daha güçlü bir bağ..

Deniz bu sefer ”Deniz”ile birlikte çok daha keyifli idi.. Ah ben azcık daha çenemi tutarsam olacak bu iş…

Bedemli’de baktık hemen Kalem adası ile kara arasında ve ada tarfına yakın demirde bir tekne var.. Aslında başka tekneler de var ama çizgisi Vagabond benzeri keç arma tekne bana daha tecrübeli birinindir imajı verdiğinden yaklaşıp ağabey nereye demir atayım diye sormayı uygun buluyorum.. İyi ki de soruyorum ve sonrasında görüşmeye devam edeceğimiz harika dostlar ediniyoruz.. Hazal 1 teknesi..Boray Ağabey ve Ebru Hanım ile oğulları Osman kardeşim.. Hemen atlıyor botuna bizzat tarife başlıyor..

”Şurasıyla şurası arası karşılıklı elektrik kablosu geçer..aman atma..Burası tutmaz..Burası tutar…Ahanda at buraya”

Ve demirimiz bir güzel tutar.. Biz Bademli’nin keyfini ana oğul çıkarırız.. Haaaa unutmadan çocuklara denizi öğretmenin en güzel yanı.. Suya onlar girip demire bakıyor..yaşasın kötülükkkkkk!

Ertesi gün kardeşim ve eşim İzmir’den gelecekler..tekneyi toparlayıp..gün batımının içeriye bıraktığı renkler ile şarabımızı yudumluyoruz.. Deniz ben bu sene Çin’e gitmeyeyim diyor.. (Ankara Dil Tarih Sinoloji Mezunu..ve bu sene dili pekiştirmek için Çin’e gidip yarım dönem daha okuyacaktı)
Tekneyle vakit geçirmek istiyor.. Bak ne iki yüzlüyüz.. Ben ilk Ege’ye tek başıma çıktığımda sanki daha evvel tek çıkmıştım da.. ”Aman oğlum diyorum..tek olmaz..” Başlıyoruz tartışmaya olurdu olmazdı.. Ali ağabeyine sor diye topu ona atıyorum.. Sonrasında Ali elbette olur diyecek.. ben evsiz kalacağım 1 ay ve Deniz rüştünü ispat edecek.. Bu soruyu sorduğunda Ali’nin bana bakışını unutmayacağım..Ayıp çok ayıp Dilek diye bakıyordu..

Güvenmek zorundayız..yoksa sevdiklerimiz bizim kadar denizi sevmeyecek.. ve biz denizi onlarla paylaşamayacağız.. neyse sonradan olan bazı memleket vukuatları neticesinde yine gitmeye karar veriyor.. ve 2 hafta sonra ben evime kavuşuyorum… ama bu daha sonra anlatacağım bir hikaye..

Sevgi ve Saygılarımla,
Dilek Ergül