Ufak ufak Eos’da bazı eklemeler ve tamirlere başladık.. Tamirler aslında genelde bozulan üzerine değil de, daha iyisi olsun ya da daha güvenlisi olsun üzerine. Bu nedenle aciliyeti olmadığından bizi çok da rahatsız etmiyor. Bu sefer zaman kısıtımız yok, keyif almaya bakıyoruz. Maddi olarak da sıkılmamaya dikkat ediyoruz elbette.

Bana göre insan emek verdiğini seviyor. belki de eşler anlasalar da anlamasalar da tamir ve değişiklik işlerini birlikte yapmalılar. Eğer bu işlemi bir usta yapacak ise birlikte usta ile çalışmalı ve öğrenmeliler. Bunu ne kadar beraber yaparlar ise o kadar emek birlikte verilmiş ve tekne eşit olmasa da birbirine yakın değerlerde sevilmiş olur fikrindeyim. En azından denemesi bedava. Sevmeyen yine sevmeyecek nasıl olsa. Ancak Ali Korsan tamir vs işlerinde çalışma koşulları sebebiyle bulunamıyor. Aslında pek istekli de değil. Ama tuhaf bir şekilde tekneyi benim kadar seviyor. Bu da benim savımın tam tersi esasen.. Bilemiyorum, bu bir çelişki mi…

Eos’da; VDO markalı rüzgar-hız-derinlik ile chartplotter vardı. Ancak Hız ve Chart plotter arızalı idi. Kartının değişmesi gerekiyordu. Firmayla yaptığım yazışmalarda da VDO firmasını Navico Grubunun aldığı öğrendim. Ve İstanbul’da Promar yetkili satıcı/servis olarak; eski ürünlerinin artık parçaları olmadığı için tamir imkanı da yok. Kaldı ki B&G servis verdiğinden dolayı saati 50Eur gibi bir bedel değmez diye düşündüm.

Geçtiğimiz Şubat Ayı Cnr Fuarı’nda Raymarin ile görüşmüştük. Bize uygun bir indirim ile malzeme sponsorluğuna devam edeceklerini bildirdiler ve etraftan da aldığımız sonra ki tepkilere bakılırsa bu sözü de tuttular. Radar,Ais Transponder,Chart Plotter A7 serisinden almıştık. Ciddi bir taksitlendirme ile neredeyse evlat ediniceklerdi desem abartmış olmam. Takılan radar anteni dijital 4KW. Bu nedenle denizin üzerinde ki belirli büyüklükte ki kütük parçasını dahi gösteriyor. Kör noktası yok ve montajı direkte olduğu için de bana zarar verecek mesafeden uzakta.

Geçenlerde montaj işlemi yapıldı. Değerli arkadaşlarım Yavuz ve Mustafa tüm işleri özenle yaparken bir yandan da bana katlandılar. Bu sefer teknede her ne yapılacak ise ben de başında olacağım dediğim için..

Radar kablosu çok kalın olduğundan dolayı geçiş yollarını iyi anlamak amacıyla tüm teknenin tavanlarını söktük. Böylece ben son 2 haftada hem taban, hem tavan her bir tarafını söküp takmış oldum. İçim rahatladı. Aşağıda ki fotoğrafta Yavuz direkte poz verirken…

20160818_103318

Ve bu da benim yeni oyuncağım..

20160818_171744

Bir başka değişiklik ise kışın yaptığımız seyirlerde şafttan az miktarda da olsa su girişi oluyordu. Bu şaftın birazda modelinden kaynaklı idi. Ben önlem olarak 500’lük sintine pompası taktırmıştım ki hem de içimiz rahat etsin diye. Ancak su seviyesi hiç bir zaman pompa seviyesinde olamadığından her seyir sonrası temizlik yapmam gerekiyordu. Sistem aşağıda ki gibiydi:

20150705_114124

Bu şekilde ilk 8 ay seyirler yapmıştık. Bu konuda yaptığımız araştırmalardan sonra aşağıda ki gibi bir sisteme karar verdik..Bu PSS (Packless Sealing System) denilen ve Mat teknesinde Teoman Ağabey’in 20 yıldır kullandığı bir sistemdi. Son 6 aydır sürekli ve her havada yaptığımız seyirlerde su konusunda sıkıntı yaşamadık. Şimdilik memnunuz. Önümüzde ki zamanlarda bir sıkıntı ya da memnuniyeti de burada yazarım.

IMG-20160428-WA0004

Görüleceği üzere motor soğutma suyu filtresi de değişti. Böylece içini görebildiğim ve rahatça açıp filtre temizliği yapabildiğim sisteme dönüldü.
Motor dairesinde ki karanlık sorununu da tavana bir seri led aydınlatma takarak basitçe hallettik. Şimdi motor dairesi hem dışarıdan kapağında ki küçük pencereden görünüyor hem de içeride daha ferah bir çalışma ortamı oluyor.

Bazen yorgunluk iyi geliyor.. Beni amacıma yaklaştırıyor.. Her bir adım ve zorluk daha da güçlendiriyor. Kendimi; listemden sildiğim her işte çok daha iyi hissediyorum.

Sonrası devam edecek..

Sevgi ve Saygılarımla,
Dilek Ergul